Uzun zaman oldu. Cümlenin başını unutmamıza ramak kalmıştı ki koyduk virgülümüzü. Şimdi de cümleye devam ediyoruz. Bense kaldığım yerden sesleniyorum kendime, "mutlusun devam et!". Çok mutluyum. Hem de çok. En değerlim, canım, miniğim... Döndük biz, satır aralarında gizlenmiş anılarla döndük.
Şimdi ben kaybettiği kitabını bulan bir çocuk gibi şen, uzun zamandır görmediği dostuna sarılan kadar neşeli ve görmeyen birinin gördüğü ilk renkte duyduğu mutluluğa sahibim. Hani kalemi uzun zaman eline almazsın da aldığın ilk an huzura erersin ya, işte öyleyim. Böyle uçsuz bucaksız bir sahilde yağan yağmurun altında tek başıma yürüyorum sanki; martıların kanat sesleri, denizin o tanıdık ferahlatıcı ruhu. Hepsi orda...
Çok mutluyum yazamıyorum. Sarılmam lazım... Sadece mutsuzken mi yazıyorum gerçekten? Bilmiyorum. Tek bildiğim iyiki varsın Romy!! İyikiii!!!