28 Ocak 2014 Salı
Yağmur...
Hep hayalimdir yağmurlu bir güne uyanmak, türküsü yağmur olan bir şehirde. Elimde açılmamış bir şemsiye ve sırılsıklam olmuş ben. Küçükken hep kandırılır, uzaklaştırılırdık yağmurdan, ıslanmaktan. Hasta olmamızdan korkulurdu, olurduk elbet ama bilinmezdi; ruha inmeyen yağmur tınısı dindiremezdi acıları, canlandıramazdı aç bilaç yerde yatan o umutlarımızı... Kim der ki gün gelecek sen de yağmurda tüm esaretinden kurtulmuş bir mahkumun özgürlüğüyle vuracaksın yağmurdan arda kalan sokaktaki su birikintilerine. Belki hiç yağmurda yürüyemeyeceksin ama bileceksin, asıl fırtınalar, şiddetli sağanak yağmurlar içinde. Deniz kenarında bir kayaya oturup saatlerce düşüceksin belki de bir düşünenin olmadan ama bileceksin hala üstünde oturduğun son bir taş var, bir denizin ve arka kalan hayal gücün. O an nerde olduğun senin, deniz senin, her şey senin... Ama unutma ardından el sallayacak bir gemisi de olmalı insanın. Ne duruyorsun git el salla aşklarına, vazgeçtiğin hayallerine ve hiç sahip olmadığın o yağmurun ıslaklığına... Koş!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder