Bazen en çok sevdiğiniz kelimeye düşman olursunuz, bazen de mutluluğa. Çağırmazsanız gelmez ya bazı şeyler. Ben bugün yağmuru çağırdım kendime. Yağmur geldi bana bugün. Sana en çok ihtiyaç duyduğum an geldi, saatlerce yağmur tuttu beni. Zaman diye fısıldadı kulağıma. Sarılmak istedim sarılamadım, anlatmak istedim anlatamadım, yazmak istedim başaramadım. Kaçtım ben bugün... Ben bugün kendimden kaçtım. Ya da en doğrusu kendime çok yaklaştım. Sana kaç dediğim yerdeyim bugün, etrafta dolanan hüzün kovan kuşları çok. Ama sorsan sadece gelen kanat çırpınışları. Uçamıyorlar... Seni sordum, bugün görmedik dediler. Ben yine de oturdum seni bekledim yağan yağmurun altında. O kadar çok ıslanmama rağmen dinmedi bazı şeyler. Dinmiyormuş işte bazen...
Ben hala yağmurdayım, hala sana ihtiyacım var. Çok var, çooook var... Yolda mısın onu bile bilmiyorum. Şimdi ben, sen gidince yollara raptiye atmış gibi mi oluyorum? N'olursun o yoldan gelme. Başka yoldan gel, acele gel, lütfen gel. Sana ihtiyacım var, gel!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder