20 Mayıs 2014 Salı

Yazıyorum

Yazıyorum. Dünden bugüne, geçmişten geleceğe yazıyorum. Haftalardır kaç sayfa oldu bilmiyorum. Elimde kalemle deftere yazıyorum, telefon elimdeyken de buraya. Durmuyor. Ne çok yazasım varmış. Söyleyecek ne çok şeyim varmış. Ne zamandan beri en konuşulası zamanda susmuşum bilmem. Ne zaman o uçurumun kenarına gidip durdum bilmem.
Sadece yazıyorum. Elime küçük bir kağıt tutuşturuluyor. Sen kullanırsın bunu diyorlar. Haklılar, kağıt kalem olmuş her yanım. Ne zamandır bu haldeyim, bak onu da bilmiyorum. Ama yakın zaman, birkaç yıl galiba. Daha önce de dediğim gibi yazabildiğimden değil. Yazamadığımdan belki de, okumayı sevdiğimden. Tabi artık okuyamadığımdan, el süremediğimden. Yaz dedi yazıyorum. Bırak dedi bırakıyorum. Ne zamandan beri dinliyorum acaba onu...
O ilk fotoğrafı hatırlar mısın, bir anda girmiştin kareye. Ya ben ya o çağırmıştı seni, tek bir sohbet yokken o kareyle girmiştin bana. Hayatıma renk katmıştın. Yanımdaydın da uzun zamandır. Buralardasın işte hala. Biraz uzaksın ama olsun, cidden olsun. Uzak olsun yakın olsun. Olsun da...
Optimistliğimden mi dersin aşırı pessimistlik mi ,bekliyorum. 10 yıl sonra dese, çağırsa beni bak Trilye planını uygulayacağız. Çabuk ol dese, bir anda mesela. Hiçbir şey yokken, öyle bir kalkar giderim ki... Giderim, ben giderim. Sen benden gitmezsin o ayrı. Hala inatçıyım bu konuda, gidemezsin çünkü. Baya derine gömmüşüm. Ki çıkarmayı da denemedim. Oldu da bir gün kafama esti, çıkaramam... Ahh... ÇIKARMAM.
Dipnot: Değerli okuyucu, şimdi eğer canından çok sevdiğin arkadaşın yanındaysa ya da yarın olacaksa, veyahut bir zaman git sarıl. Bekleme hiçbir zaman, sarılmazsan da iyiki varsın de. İyiki varlar, var... Çünkü, evet ne çünküsü arıyorum ben. Hepsi fasa fiso. İyiki varlar çünkü, insanın hayatına anlam kazandıran candan öte dostlardır. Bu böyle biline. Sahip çıkın canınız'a...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder