Saat şuan gece 1 ve ben burda oturmuş müzik dinliyorum.Yapmam gereken o kadar çok şey varki, deney raporlarım, dosya düzenlemelerim, tezimin bitimi v.s. ama nedense ben burdayım. Hani 2 haftadır boş olduğum için öğlene doğru kalkıyorum ki normalde okul zamanı haftasonu bile istemeyerek 6.30da kalkardım. Tatil zamanları en işe yaramaz hissettiğim zamanlar aslında.Çünkü bir işim yok yapmam gerekenler dışında yani okula gitmem gerekmiyor. Ancak bu benim bahanem çünkü boşsam tüm gün boş olmak yada eve geldiğimde kendimi yatağa atacak kadar yorgun olmak istiyorum. Ya enerjim bana kalsın ya da hiç üstümde yük etmiyim kendilerini. Yazık ya bana da ilkokuldayken gece 3te kalkıp ders çalışırmışım, annem öğretmenimle konuşmuş dolayısıyla sonra da benle . O günden beri sabah kalkıp çalışmaya başladığım zaman hiç hoşnut olmam, yetmez o bana. İsterse gece 1den sabah 8e kadar olsun olmuyor. Korkmuşum sanırsam sabah çalışmaya azar işitirim diye, nedense. Ne alaka değil mi? O günden beri ne çalışma stilim var ne de bir düzenim. Çünkü eve bir geliyorum direk yatağa ,o derece yorgun. Ama inan bana bu bana çok iyi geliyor. Yorgunluk o an için kötü ama evde boş boş oturmak krize girmek için bahane yaratır. Televizyonu açsan ya yemek programı var insanın midesinin kazınmasını sağlayan, ya evlenme programı ki bu bana benim yaşımda insanların okulu bırakıp o programlara katıldığını görünce ya bir gidin üniversiteye diye bağırasım geliyor ( sanki ben eğitim aşkıyla yanıp tutuşuyormuşum gibi, gerçi öyleyim çünkü boş durmak bana göre değil ), onun dışında da böyle kaybolanları ve cinayetleri çözen arayan program türleri var onlarda da korkuyorum zaten katil aniden studyoyu basacak diye. Yani anlayacağımız televizyonda bir şey yok. Bilgisayara geçsem ödevler aklıma gelir, sinirlenirim. Kitap okusam da aynı, okumam gereken ama hiç tarzından hoşlanmadığım nobel ödüllü yazar geliyor. Ne yapabilirim ben okuyamıyorum öyle roman :( Ki ben çok severim kitapları filan ama yok yani bu kurtarmıyor. Sıkıyor böyle, bunaltıyor. Gördüğün üzere yapacak bir şey yok. Ben de müzik dinliyorum. Son iki gündür ağzıma dolanan iki şarkı : Meczup - Can Bonomo ve Part Time Lover- Stevie Wonder. Meczup çok ama çok yakın bir arkadaşıma benim taktığım bir lakap, tabi şarkıda dilime dolanınca bağlandım kaldım. Baya sardı beni. Can Bonomo'yu Eurovision'a katılmadan önce tanımıyordum, hatta bu da kim ya onca sanatçı varken diyordum ama dinleyince cidden sevdim, takdir ettim. Birazda önyargılıydım sanırsam yeni biri olduğu için ama tarzı güzel bence.Onun dışında Part Time Lover şarkısını televizyonda yarışmanın fragmanında duydum hemen şarkıyı aramaya başladım. Sanki yıllardır beni bekliyormuş gibi, anlayamadığım bir nedenden dolayı her şarkıyı dinleyişimde bağırarak olarak söylemek geldi içimden.( Ki yapmadım değil hani öğlen bağırarak söyledim komşular kusura bakmasın valla şarkı çok güzel, hem 10 gündür ben onların matkap seslerini dinliyorum ayrıca benim sesim matkap sesinden çok daha güzel Sabahtan beri en az 30 kere dinledim tabiki. Bir de benim şöyle bir huyum vardır bir kere bir şarkıyı beğendiysem en az 1 hafta o şarkıyı tekrar ede ede dinlerim. Sıkılırım ama ara ara yine dinlerim. Bu şarkıyı en az 2 hafta dinlerim gibime geliyor.Ben de meczupun biriyim işte naparsın! :D
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder