28 Şubat 2013 Perşembe
Bağlanmak...
Can Yücel'in dediği gibi bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne. O almadan olmaz diyemezsin sonuçta. Desen ne yazar ki, yani desen ne değişir. Yaşayacaksın sonuçta. Belki daha az zevk alacaksın, zaman geçmek bilmeyecek ama olsun. Asla bağlanmam da demeyeceksin şayet dersen asıl o zaman bağlanırsın çünkü. Peki eğer bağlanmadığımızı zannettiğimiz an cidden bağlanmışsak, tek bir gülüştür belki de bağlandığımız şey. Belki ona değil de onun sevgisine bağlanmışızdır. Ablam ona değil, sevgisine bağlanırız demişti. Acaba öyle mi gerçekten? Onun tepkisine, gülüşüne ve mimiklerine mi bağlılık yoksa sevgiye mi. Peki sevgi kime bağlı. O bağımsız değil ya o da elbet ona bağlı. Erkin Koray iyi demiş : sevmek bil ki doğmaktır yeni baştan... Zaman yoktur git aşkı izle ondan. Ne diyeyim doğru söze ne denir. Amaaaan bağlanmayacağım işte öyle körü körüne. Çünkü biliyorum sonucunu, bağlandığım an kurtulmak zordur ya zaten. Hem acaba asıl gerçek o mu sevgi mi ? Ne diyorum ya ben yine, saçmalamak cidden bu kadar kolay mı be. Kolay sanırsam. Peki cidden sevgiyi bu kadar çok mu arıyoruz. Herkes sevginin peşinde ama soran yok ki kaç kişi buldu, bırakmadı. Hiç ses soluk yok gibi... Sevmek bil ki doğmaktır yeni baştan demişti Erkin Baba, o zaman onlar başka boyutta. Ne diyelim biz ki görürüz umarım o boyutu. Nice boyutlara...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder