28 Şubat 2013 Perşembe
Sakinim hepsi bu
Bu aralar bir kuş kadar hafifim böyle çok rahatım. Ne biliyim ne çok mutluyum ne de mutsuz. Normalim işte bilirsiniz, normal. Genelde ya çok kahkaha atarım ya da üzülürüm. Sanırım bu yeni halim insanların pek hoşuna gitmedi. Ben bile kendimi bugün yemekten çıktıktan sonra bankta oturup camın kenarına sinmiş halde buldum. Dışarıyı seyretmek iyi geldi. Sonra gittim odada da camdan dışarı baktım uzunca bir süre. Konuşmadan ve sadece etrafımı dinleyerek. Galiba bu bana bazen çok iyi geliyor. Dinlemeyi seven biri olduğum için bu benim için çok kolay bir iş. Sadece otur ve çeneni kapa! Gayet basit ve yorucu değil aynı zamanda. Eh işte kolaydı ya iş ben de bütün gün gayet sakin oturdum ve etrafı dinledim. Tek yapabildiğim bu aslında. Bağırmak ya da konuşmak artık o kadar çok zor geliyor ki. Bir şeylere karşı çıkmıyorum artık. Biliyorum karşı çıkmamayı öğrendim ve iyi gidiyor galiba. Şu anda arka planda çalan şarkı beni duygusallaştırsa da ona bile karşı çıkmıyorum, düşünün artık. Zaman hızla akıp gidiyor. Orhan Veli'nin bir şiirine denk geldim bugün o da öyle diyordu: Zamanla anlıyor insan dünyayı. Ben de anlamaya çalışıyorum işte naparsın. Doğrular, yanlışlar... Neyse ben yine Orhan Veli'nin şiirinde pencerede olan kişi gibi geçiyim yine penceremin başına, bakıyım etrafa. En iyisi bu. Rahatlamak, rahatlamak, rahatlamak...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder